Sayfa Gezinme

Izgara

GRID_STYLE

Son dakika makaleler:

latest

Frankenstein hikayesini farklı şekillerde yorumlayan 5 film: The Bride of Frankenstein’dan Re-Animator’a izlemeye değer yapımlar ve yayın seçenekleri.

Canavar aynı, hikayeler bambaşka: İzlemeye değer 5 Frankenstein filmi Mary Shelley’nin 1818’de yayımlanan Frankenstein romanı, sinema tarih...





Canavar aynı, hikayeler bambaşka: İzlemeye değer 5 Frankenstein filmi



Mary Shelley’nin 1818’de yayımlanan Frankenstein romanı, sinema tarihinin en çok kullanılan korku hikâyelerinden birine dönüştü. Victor Frankenstein ve yarattığı canlı, 1910’da çekilen ilk uyarlamadan bu yana yüzlerce filmde farklı şekillerde karşımıza çıktı.

Ancak Frankenstein dünyası yalnızca romanı doğrudan sinemaya uyarlayan filmlerden oluşmuyor. Bazı yapımlar Victor Frankenstein’a odaklanırken bazıları hikâyeyi modern korku, komedi veya found footage türüyle yeniden yorumluyor.

Frankenstein temasını farklı açılardan ele alan beş film şöyle:





The Curse of Frankenstein (1957)


Hammer Film Productions imzalı The Curse of Frankenstein, hikâyenin merkezine canavardan çok Victor Frankenstein’ı yerleştiriyor. Peter Cushing’in canlandırdığı Victor, idamını beklerken geçmişini ve deneylerini anlatıyor.

Film aynı zamanda Hammer’ın yedi filmlik Frankenstein serisinin başlangıcını oluşturuyor. Seri, yaratığın maceralarını takip etmek yerine Victor’ın deneylerini sürdürme çabasına odaklanıyor.

Bu tercih, Frankenstein hikâyesini bilim insanının gözünden izlemek isteyenler için filmi diğer uyarlamalardan ayırıyor.







The Frankenstein Theory (2013)


Frankenstein’ı klasik bir dönem filmi yerine found footage tarzında görmek isteyenler için çok farklı bir seçenek bulunuyor.

The Frankenstein Theory, Mary Shelley’nin hikâyesinin tamamen kurgu olmayabileceği fikrinden yola çıkıyor. Profesör Jonathan Venkenheim, Frankenstein’ın canavarının gerçekten yaşamış olabileceğine inanıyor. Teorisini kanıtlamak için bir ekiple Kuzey Kutup Dairesi’ne gidiyor.

Film böylece Frankenstein mitini bir keşif ve hayatta kalma hikâyesine dönüştürüyor. Karanlık doğa görüntüleri, gece görüş kameraları ve yaratığa dair kısa görüntüler de korku tarafını güçlendiriyor.




The Bride of Frankenstein (1935)


1931 yapımı Frankenstein filminin devamı olan The Bride of Frankenstein, klasik serinin en bilinen yapımlarından biri.

Hikâyede Henry Frankenstein yeniden bir yaratık yapmak istemiyor. Ancak Doktor Pretorius ve ilk yaratık onu bu fikre zorlayınca bu kez kadın bir canlı ortaya çıkıyor.

Plan ise beklendiği gibi ilerlemiyor. Yeni yaratığın kendisi için düşünülen ilişkiyi istememesi, hikâyenin yönünü değiştiriyor. Film böylece yalnızlık, reddedilme ve insanların başkaları adına karar vermesi gibi konuları öne çıkarıyor.




May (2003)

May, ilk bakışta bir Frankenstein filmi gibi görünmüyor. Ancak hikâyenin temelinde Mary Shelley’nin romanıyla benzer fikirler bulunuyor.

Angela Bettis’in canlandırdığı May, insanlarla ilişki kurmakta zorlanan genç bir kadın. Sosyal çevresinden gördüğü tepkiler ve yalnızlığı zamanla hikâyeyi daha karanlık bir noktaya taşıyor.

Film, Frankenstein ile yaratığın bazı özelliklerini tek karakterde bir araya getiriyor. Bu nedenle doğrudan uyarlama olmamasına rağmen Frankenstein temasını farklı bir açıdan ele alan filmler arasında gösteriliyor.




Re-Animator (1985)

Re-Animator doğrudan Frankenstein uyarlaması değil. Film, H.P. Lovecraft’ın Herbert West–Reanimator adlı eserinden geliyor. Ancak temel fikir Frankenstein’a oldukça yakın.

Tıp öğrencisi Herbert West, ölü canlıları yeniden hayata döndürmenin yollarını araştırıyor. Çevresindeki insanların itirazları da onu deneylerinden vazgeçirmiyor.

Film, klasik Frankenstein temasını 20. yüzyıla taşıyıp korku ile kara mizahı birleştiriyor. Bu nedenle diğer Frankenstein yorumlarının ağır havasından daha farklı bir yerde duruyor.




Frankenstein hikâyesi tek bir kalıba bağlı kalmadı


Mary Shelley’nin iki yüzyıldan uzun süre önce yazdığı hikâye, sinemada yalnızca Victor Frankenstein ile yarattığı canavarın öyküsü olarak kalmadı. Yönetmenler aynı fikirleri farklı dönemlere ve türlere taşıdı.

The Bride of Frankenstein klasik korku sinemasını temsil ederken, The Frankenstein Theory hikâyeyi found footage türüne yaklaştırıyor. May yalnızlık ve dışlanma temasını modern bir karakter üzerinden işlerken, Re-Animator ölüleri hayata döndürme fikrini korku-komediyle birleştiriyor.

Bu nedenle Frankenstein dünyasına girmek isteyenlerin seçenekleri klasik uyarlamalarla sınırlı

değil.

Hiç yorum yok

Değerli zamanınızı ayırdığınız için teşekkür eder saygılar sunarım.